Pages

27 Haziran 2008 Cuma

batan geminin malları

içimde sadece beklentiler var. ve beklentilerin sadece kendi içimde olup duygusal ve mantıksal zedelemelerinin de sadece yine beni üzmesi beni iyice bir çıkılmaz bir döngüye sokuyor. düdenler-düdenlewrden uvalalar-uvalalardan oluşmuş polyeler gibiyim. nemim stres ve kaygı bazlı her an artmakta. yüzölçümüme düşen bilgi yoğunluğu yüzdesi ise yarın kpss de 55 genel yetenek ve genel kültür çıkartacak kadar değil.

sabahtan beri ülkemizi geziyorum kağıt ve fotokopiler ve de testler üzerinde. Divriği en çok demir çıkan yer. bayburt ticaret merkezlerinden değil, yağmur erozyonu etkilemez; ama heyelanda baya bir etkili. birşeyin dağılımında da nüfustu sanırsam, engebe ve sulu alanlar etkiliydi. yok yok yerleşim. daha sonra Trabzo'da yat limanı yok ama köyceğiz, fethiye bodrum da var. çan'da kocaeli'de bozüyük te, izmir de seramik endüstrisi var. endüstrinin kuruluşunda elektrik üretim tesislerine yakın olması gerekmez; öyle olsa doğu anadolu da en fazla endüstri görülürdü...

bunun haricinde de gökyüzünde hafif hafif dolaşan mavi bir uçurtma vardı... o mutluydu epey... ben de sıkkın...

Hiç yorum yok: