Pages

11 Haziran 2009 Perşembe

ıssız adaya düşeydik:)

sevgili bekriya geçenlerde ıssız adaya düşsem yanıma alacağım üç şeyi merak etmiş. onun bu mim hakkındaki yazısını okuyunca aklıma ortaokulda cicili bicili aldığımız anket defterleri geldi. bir de cicili bicili hatıra defterleri. bu cicili bicili anket ve hatıra defterleri başta hoşlanılan oğlan olmak üzere daha sonra da sevilen hocalara takdim edilirdi illa ki. benim de vardı bu ve benzeri defterlerim. sınıfta sühendan diye bir arkadaşım vardı, bu ıssız ada sorusuna "tv, tv anteni ve adaya gelecek uçağın bileti" şeklinde cevap vermiş, beni ve bu soruya "o'nu, o'nu, o'nu" gibi, sevda dolu cevaplar vermiş banâl kızlar topluluğunu epeyce bir apıştırmıştı.

valla bekriya şu an ıssız adaya düşmek için neler yapmazdım biliyor musun? kpss yok, işsizlik yok, sınav yok, abuk sabuk bekleyişler yok. oooo süper olurdu.

varsayalım düştüm. yanıma mutlaka özlem'i nâm-ı diğer tulip'i, egemen'i ve özer'i alırdım. özlem'le ben bir araya gelince voltran oluyoruz ancak egemen ve özer'i aldığımızda ise bizim voltranlığımız mega, giga bir şey oluyor.

ıssız adaya düştüğümüz için ve egemen'i tâlihli kişi olarak yanımızda bulundurduğumuz için egemen ilk baş bana "allah cezanı versin gerizekâlı" diye bir çemkirecektir. gün boyu süren yakınmalarından sonra çemkirmelerinin kesilmesini umut edebiliriz. özer ise bu adada yapılabilecek şeyleri araştırmaya başlayacak, meraklı duygularla adayı gezerken rastladığı ötekilerle tanışacak "merhaba siz kimsiniz, ne yapıyorsunuz "diye soracak. karşılaştığı ötekiler eğer yamyam değilse, özer'i yememişlerse bizim yanımıza getirecek bizimle de kaynaştırmaya çalışacaktır. bu durumda egemen ne biçim insan bunlar bee diye çemkirecek, ben ve özlem de duruma uygun davranmaya çalışacağızdır. herkes yattıktan sonra özlem'le ben karşılaştığımız ötekileri çekiştirmeye koyuluruz. hele ikimizin de sevmediği aynı olan bir tip varsa o boku yemiştir zaten. ötekileri kendi saf ruh halimizle analiz ettikten sonra, buradan bizi üzen erkeklerden konuşur, onlara beddua eder, buradan da aslında kapitalizm yüzünden insanların böyle olduğunu, dünyanın boktanlığına rağmen yaşanabilecek güzel şeyler bulabileceğimize dair, doğan cüceloğlumatik diyâloglara girişiriz.
böyle olur herhâlde, başkasını düşünmek ve hayal etmek güç :)

bekriya'ya bu miminden ötürü teşekkürlerimi şandellerken, bu mimi geciktirdiğim için kimseye paslamıyorum. ıssız adaya düşesi gelenler, hayal edip yazabilirler :)

7 yorum:

adsoy dedi ki...

yakında ıssaz ada da kalmayacak. bütün adalar sular altında kalacak muhtemelen :)
lakin ıssaz ada ve yanımıza alabileceğimiz üç şey mit'i her daim yaşar :)

coffeé dedi ki...

@adsoy,
:):):) dediğin gibi hakikaten, ıssız ada pek kalmayacak ama yanımıza alacağımız 3 şey hakkındaki bir merakımız bir mit halinde sürecek :)

Bekriya dedi ki...

teşekkür ettim yazdığın için keyifli olmuş :) valla ben bugünlerde o ıssız adaya düşmek yanıma kendim harici hiçbi şey almamak istiyorum. çok yoruldum çok :)

Bekriya dedi ki...

yazdığın için teşekkürler benden :) keyifle okudum. ben bu sıralar o ıssız adaya düşmek ve yanıma hiçbi şey almamak istiyorum zira çok yoruldum çok :(

coffeé dedi ki...

@Bekriya,
ne demek rica ederim :) valla ben de o kadar yorgunum ki ıssızlık olsun da..... :)

Journey to Orient dedi ki...

robinson'a sormalı bu soruyu :)

galiba bu fikir o kadar hoş ki, hep varolacak bir soru olarak kalacak :) anket defterleri geldi aklıma.

coffeé dedi ki...

@jto,
kesinlikle, varsayalım düştük :):)